<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GALATASARAY &#124; burAdayız - ultrAslan &#187; GS Tarihi</title>
	<atom:link href="http://www.buradayiz.com/category/gstarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.buradayiz.com</link>
	<description>Damarımda ki kandan daha yakınsın Galatasarayım...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Jun 2010 15:41:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Türkiye Şampiyonası’na Doğru</title>
		<link>http://www.buradayiz.com/2010/06/08/turkiye-sampiyonasi%e2%80%99na-dogru/</link>
		<comments>http://www.buradayiz.com/2010/06/08/turkiye-sampiyonasi%e2%80%99na-dogru/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 15:41:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EMRE</dc:creator>
				<category><![CDATA[GS Basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[GS Futbol]]></category>
		<category><![CDATA[GS Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[GS Voleybol]]></category>
		<category><![CDATA[kürek takımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buradayiz.com/?p=508</guid>
		<description><![CDATA[
Galatasaray Kürek Takımı, 11–12–13 Haziran tarihlerinde Sakarya / Kırkpınar&#8217;daki Sapanca Gölü’nde yapılacak Büyükler Türkiye Şampiyonası&#8217;na katılacak.

11 Haziran Cuma günü saat 09.00’daki eleme yarışlarının ardından Cumartesi aynı saatte ilk gün final yarışları, Pazar yine 09.00’da ikinci gün final yarışları yapılacak. Büyük A Erkekler finali de yine Pazar günü olacak. Kupa töreni ise aynı gün saat 12.00’de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.galatasaray.org/images/haberler/26/B_7098_gskureklogo_b.jpg" alt="" width="470" height="179" /></p>
<p><strong>Galatasaray Kürek Takımı</strong>, 11–12–13 Haziran tarihlerinde Sakarya / Kırkpınar&#8217;daki Sapanca Gölü’nde yapılacak Büyükler Türkiye Şampiyonası&#8217;na katılacak.</p>
<p><span id="more-508"></span></p>
<p>11 Haziran Cuma günü saat 09.00’daki eleme yarışlarının ardından Cumartesi aynı saatte ilk gün final yarışları, Pazar yine 09.00’da ikinci gün final yarışları yapılacak. Büyük A Erkekler finali de yine Pazar günü olacak. Kupa töreni ise aynı gün saat 12.00’de düzenlenecek.</p>
<p>Galatasaraylı kürekçilerimiz, erkeklerde Büyük A, Hafif Kilo Büyük A, Büyük B ve Hafif Kilo Büyük B kategorilerinde yarışacak.</p>
<p>Yılın en önemli yarışlarının yapılacağı Sapanca’daki şampiyonaya tüm kürekseverler davetlidir.</p>
<p>Kaynak: Galatasaray.org</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buradayiz.com/2010/06/08/turkiye-sampiyonasi%e2%80%99na-dogru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En&#8217;ler ve İlk&#8217;ler</title>
		<link>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/enler-ve-ilkler/</link>
		<comments>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/enler-ve-ilkler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 22:08:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EMRE</dc:creator>
				<category><![CDATA[GS Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[enler ve ilkler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buradayiz.com/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[
Türkiye&#8217;nin Avrupa&#8217;da kupa kazanan İLK ve TEK futbol takımı GALATASARAY

Dünya sıralamasında 1. sıraya yükselen İLK Türk Takımı.
Devlet üstün hizmet madalyası alan İLK Takım
UEFA Kupası&#8217;nı hiç yenilgi almadan kazanan İLK ve TEK Türk Takımı
Üç yıldızı alan İLK takım
Türkiye Süper Ligi&#8217;nin İLK Şampiyonu
Dünya Kulüpler Şampiyonası&#8217;nda Avrupa&#8217;yı temsil eden İLK ve TEK Türk Takımı
Şampiyonlar Ligi&#8217;nde Çeyrek Final&#8217;e yükselen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.galatasaray.org/images/sayfalar/37/enler%20ilkler5332.jpg" alt="" width="470" height="179" /></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin Avrupa&#8217;da kupa kazanan İLK ve TEK futbol takımı GALATASARAY</strong></p>
<p><span id="more-216"></span><strong></strong></p>
<p>Dünya sıralamasında <strong>1. sıraya</strong> yükselen İLK Türk Takımı<strong>.<br />
</strong>Devlet <strong>üstün hizmet madalyası</strong> alan İLK Takım<br />
<strong>UEFA Kupası&#8217;</strong>nı hiç yenilgi almadan kazanan İLK ve TEK Türk Takımı<br />
<strong>Üç yıldızı</strong> alan İLK takım<br />
<strong>Türkiye Süper Ligi&#8217;</strong>nin İLK Şampiyonu<br />
Dünya Kulüpler Şampiyonası&#8217;nda <strong>Avrupa&#8217;yı temsil eden</strong> İLK ve TEK Türk Takımı<br />
Şampiyonlar Ligi&#8217;nde <strong>Çeyrek Final&#8217;e yükselen</strong> İLK Türk Takımı<br />
Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası&#8217;nda <strong>Yarı Final oynayan</strong> İLK ve TEK Türk takımı<br />
<strong>İstanbul Şampiyonluğu</strong>&#8216;nu kazanan İLK Türk Takımı (1908-1909)<br />
<strong>Yurt dışında galibiyet</strong> alan İLK Türk Takımı (1911)<br />
<strong>Yurt dışında maç yapan</strong> İLK Türk Takımı (1911)<br />
<strong>Şampiyonlar Ligi&#8217;ne katılan</strong> İLK Türk Takımı<br />
Avrupa&#8217;da, <strong>UEFA Kupası&#8217;nı hiç yenilgi almadan</strong> kazanan İLK Takım<br />
<strong>Balkanlar&#8217;da</strong> UEFA Kupasını kazanan İLK ve TEK Takım<br />
Uluslararası maçlarda kendi sahasında <strong>ardarda EN çok galibiyet</strong> alan TEK Türk Takımı (20 kez)</p>
<p><strong>UEFA Kupası&#8217;nı kazanan İLK ve TEK Türk Takımı<br />
Süper Kupa&#8217;yı kazanan İlk ve Tek Türk Takımı<br />
İnternet sitesine</strong> sahip İLK Türk Takımı<br />
Bir <strong>İspanyol takımını deplasmanda yenen</strong> İLK Türk Takımı (Real Mallorca &#8211; Galatasaray: 1-4)<br />
Bir sezonda<strong> 2 İtalyan takımını eleyen</strong> İLK Türk Takımı (Milan ve Bologna)<br />
Bir sezonda <strong>2 İngiliz takımını eleyen</strong> İLK Türk Takımı (Leeds United ve Arsenal)<br />
Türkiye 1<strong>. Ligi&#8217;ni namağlup bitiren</strong> İLK Takım (1985-86)</p>
<p>Profesyonel ligde <strong>EN fazla aralıksız şampiyon</strong> olan Takım (4 kez üst üste)<br />
Profesyonel ligde <strong>yerli hocayla EN çok şampiyon</strong> olan Takım (8 kez)<br />
<strong>EN fazla şampiyonluk yaşayan futbolculara</strong> sahip olan Takım (Hakan Şükür ve Bülent Korkmaz 8 kez, Suat Kaya ve Arif Erdem 7 kez)<br />
Bir sezonda <strong>EN fazla Avrupa kupası maçı yapan</strong> Takım (17 maç)<br />
Avrupa&#8217;da Şampiyonlar Ligi&#8217;ne <strong>EN fazla katılan Takım</strong> (10 kez)<br />
Türkiye Kupası&#8217;nı <strong>EN fazla kazanan Takım</strong> (14 kez)<br />
Cumhurbaşkanlığı Kupası&#8217;nı<strong> EN fazla kazanan Takım</strong> (10 kez)<br />
Avrupa kupalarında 1 sezonda <strong>EN fazla puan toplayan Takım</strong> (17 maç 34 puan)<br />
Bir sezonda Avrupa kupalarında <strong>EN fazla galibiyet alan Türk Takımı</strong> (9 kez)<br />
Bir sezonda Avrupa kupalarında <strong>EN fazla gol atan Türk Takımı</strong> (29 gol)<br />
Deplasmanda aralıksız <strong>EN fazla yenilmeyen Takım</strong> (40 kez)<br />
Bir sezonda <strong>EN fazla maç yapan Takım</strong> (58 kez)<br />
Avrupa kupalarında <strong>EN çok tur atlayan</strong> TEK Türk Takımı<br />
Avrupa kupalarında <strong>EN fazla maç yapan</strong> TEK Türk Takımı (17 maç)<br />
Türkiye liglerinde bir sezonda <strong>EN fazla gol atan</strong> Takım (1962-1963 sezonu 105 gol)<br />
Avrupa kupalarında <strong>EN çok gol atan</strong> Türk Takımı</p>
<p> <br />
<strong>Teşekkürler GALATASARAY!<br />
Teşekkürler gurur veren bu tablonun yaratılmasında emeği geçen herkese</strong>&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/enler-ve-ilkler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Galatasaray</title>
		<link>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/ataturk-ve-galatasaray/</link>
		<comments>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/ataturk-ve-galatasaray/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 22:06:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EMRE</dc:creator>
				<category><![CDATA[GS Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buradayiz.com/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[
Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk&#8217;ü &#8220;bir takım taraftarı&#8221; yapmak çabaları, tarihin gerçekleri karşısında her zaman hüsrana uğruyor.Ulusların yaşamında çok az sayıda kişi önder niteliğini kazanmış ve tüm ulusa mal olmuştur.

Bu nitelikteki kişilerin kayıtlı belgeler olmadan sözel tanıklıklara dayanarak birtakım alanlarda tüm ulusun aidiyetinden koparılıp bazı camialara mal edilmesi yanlış bir tutumdur. Bu kişiler tarihsel özellikleriyle, kişiler, topluluklar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.galatasaray.org/images/sayfalar/37/ataturk_ve_galatasaray.jpg" alt="" width="460" height="175" /></p>
<p>Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk&#8217;ü &#8220;bir takım taraftarı&#8221; yapmak çabaları, tarihin gerçekleri karşısında her zaman hüsrana uğruyor.Ulusların yaşamında çok az sayıda kişi önder niteliğini kazanmış ve tüm ulusa mal olmuştur.</p>
<p><span id="more-214"></span></p>
<p>Bu nitelikteki kişilerin kayıtlı belgeler olmadan sözel tanıklıklara dayanarak birtakım alanlarda tüm ulusun aidiyetinden koparılıp bazı camialara mal edilmesi yanlış bir tutumdur. Bu kişiler tarihsel özellikleriyle, kişiler, topluluklar, gruplar ve camialar üstüdür. Bunun tersini savunmak kişi ve camialara bir öncelik kazandırmayacağı gibi, toplumsal boyutta da onarılmaz yaralar açar. Bunun bilincinde olan gerçek önderler de, toplumun tümünü kucaklamayan ve kurucusu olmadıkları ya da arasında yer almadıkları oluşumlara katılma konusunda büyük hassasiyet gösterirler. Mustafa Kemal Atatürk bu özeni göstermemiz gereken kişilerin başında gelir.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün Galatasaray camiasıyla olan ilişkisi, Galatasaray Lisesi&#8217;ni 2 Aralık 1930, 28 Ocak 1932 ve 1 Temmuz 1933 tarihlerindeki ziyaretleriyle somutlaşmıştır. Çok yakın bir tarihte yitirdiğimiz ve bugün örneğine pek rastlanmayan &#8220;duayen&#8221; gazeteci Metin Toker&#8217; in sözleriyle,</p>
<p>&#8220;Hiçbir lise Atatürk&#8217;ten böyle bir ilgi görmemiştir&#8230;Galatasaray, sadece &#8216;Türkiye&#8217;nin&#8217; Batı&#8217; ya açılan penceresi&#8217; değil, Atatürk devrimlerinin en önemlilerinden, belki de en önemlisi laisizmin kilometre taşlarından biri olmuştur.<br />
Nasıl Harp Akademisi, Harbiye ve Mülkiye sıradan eğitim müesseseleri sayılmazsa Galatasaray da sıradan bir lise sayılamaz.&#8221;</p>
<p>Evrensel bir sevgi<br />
Galatasaray camiasının Atatürk&#8217;e karşı duyduğu sevginin evrenselliği 956 okul numaralı Celalettin Som&#8217; un satırlarında çarpıcı bir biçimde dile gelir:<br />
&#8220;Galatasaray Lisesi 7. sınıftaydım. Sınıf, müdür merdiveni karşısında, ön avluya bakan, müdür odasından sonraki ilk sınıftı. Beyoğlu Caddesi&#8217;nin bütün gürültüsü duyulurdu. İlk dersimiz Fransızcaydı. Hocamız Monsieur M. Journé anlatıyordu&#8230;Birden bütün sesler sustu&#8230;Koyu sessizlikte mektebin önünde virajı alan tramvayın acı çığlık sesine benzeyen demir tekerleklerin raylara sürtünmesinden çıkan ses kulaklarımızda çınladı&#8230;M. Journé ders anlatmayı kesmiş, başını elleri arasına almış ağlıyordu!..Tarih 10 Kasım 1938 saat 9&#8242;u 5 geçiyordu&#8230;ATATÜRK vefat etmişti.&#8221; İşte o günlerde evrensel ve toplumlar üstü bir devlet adamına karşı duyulan evrensel sevgi budur.</p>
<p>Galatasaray Lisesi&#8217;ni İlk Ziyareti<br />
1930 yılında dünyanın ve Türkiye&#8217;nin, siyasal ve toplumsal konjonktürü oldukça hareketlidir. Atatürk 18 Kasım&#8217;da bir yurt gezisine çıkar ve İstanbul&#8217;a döndükten sonra bazı okulları ziyaret ve teftiş eder. Devletin resmi yayın organı Ayın Tarihi mecmuası bu olayı şöyle anlatır (cilt 23-24, sayı 79-81, sayfa 6630-6631):</p>
<p>&#8220;3.12.1930; Reisicumhur Gazi Hz. saat ikide otomobille saraydan hareket ederek sıra ile Harp Akademisi, Mülkiye ve Harbiye Mekteplerini&#8230;buradan Galatasaray Lisesi&#8217;ni teşrif ettiler.(&#8230;) Galatasaray Lisesi&#8217;nde kütüphanenin hatıra defterini imzaladılar. Daha sonra müdür odasında bir müddet oturarak mektebin vaziyeti umumiyesi ve talebenin durumu hakkında konuştular. İmla, resim ve lisan derslerinde bulundular, mektep müdüründen uzun uzadıya izahat aldılar&#8230;&#8221;</p>
<p>Şimdi devlet arşivlerinden edinilen bu kuru ve nesnel bilgilerin yanına çağdaş yazınımızın öykücülüğünün ve tiyatro yazarlığının bir klasiği olan, benzersiz kurgu işçiliğinin yanı sıra edebiyatımıza &#8216;humour&#8217; denilen ince alayı ve gözlem gücünü de kazandıran ve bir Galatasaraylı olan ustanın kalemine, Haldun Taner&#8217;in gözlemlerine başvuralım ve bu ziyareti bir kez de onun anlatısından dinleyelim:</p>
<p>Şarklıların Efsaneye Düşkünlüğü<br />
&#8220;Ya sekizde ya dokuzda idik. Demek ki otuz, otuz bire rastlıyor. Mektepte bir telaş, bir kıyamet. Taş tablolar boyanıyor, yıkık yerler sıvanıyor. Meğer Gazi Paşa gelecekmiş. İdare her sınıfa Afet Hanımın, baskısı henüz bitmemiş Yurt Bilgisi kitabından üçer nüsha dağıttı. Talebeler kımlanıyor: &#8216;Ah bir bizim sınıfa girse.&#8217; Hocalar başka gûna: &#8216;Allah vere bizimkine girmese.&#8217; (&#8230;) Atatürk&#8217;e bakıyorum, resimlerinde sık sık gördüğümüz pozlarından birinde: Sol elinin iki parmağını üst yelek cebine takmış, başı hafif öne eğik, çatık kaşları ve o meşhur bakışıyla gözünün üstünden müdüre bakarak anlattıklarını dinliyor. Biz Şarklılar neden ille her şeyi büyütüp efsaneleştiririz. Aklı başında insanlardan duymuştum: &#8216;Bakılamıyor efendim,&#8217; diyorlardı. &#8216;İmkânı yok gözlerine bakılamıyor. Çenesine kadar hadi neyse ne ama, başınızı daha yukarı kaldırdınız mı, gözleriniz iki kuvvetli projektörle karşılaşmış gibi kamaşıyor, çarpılıp sersemliyor, bir şeyler oluyorsunuz.&#8217; Ben bunu duydum ya, şimdi korkudan başımı kaldırıp da yüzüne bakamıyorum. Bütün görebildiğim: Saatinin kösteği, yeleği, sol elinin yelek cebine dalmış iki parmağı, kolalı devrik yakası, hadi bilemediniz biraz da çenesinin ucu&#8230;Hepsi bu kadar. Ama çocukluk işte, şeytan dürttü. Ya herrü ya merrü deyip birden daha yukarı bakıverdim. A, ne kamaşma ne çarpılma, işte pekala bakılabiliyordu. Hatta müdür de bakabiliyordu. Hoca da bakabiliyordu.</p>
<p>Bu Gözlerden Hiçbir Şey Kaçmaz<br />
Gerçi projektör, şimşek filan edebiyat ama, şunu söylemeli ki, bu bakış pek öyle herkesin bakışına da benzemiyordu. Bu gözler bir yere bakıyor ama baktığı şeyden çok daha gerileri çok daha derinleri görüyor gibi idiler. O gün, orada, onun karşısında çocuk kafamın koyduğu ilk teşhis şu oldu: Bu gözlerden hiçbir şey kaçmaz arkadaşlar. Bu adam kandırılamaz, aldatılamaz. Bu adam mugalataya, laf cambazlığına pabuç bırakmaz. Bu adam, bilmek için öğrenmiş olmaya ihtiyacı olmayan, bildiğini bilen, bilmediğini de şıp diye sezen bambaşka bir insandır(&#8230;) Atatürk mektepten ayrılmak üzere iken paydos trampeti çaldığından hepimiz bahçeye boşandık. Rahmetli, maiyetindeki mutat zevata bir şeyler söyledikten sonra talebe kalabalığının ortasına dalıverdi. O, tek başına, ortamızda, maiyetindeki zevat ise geride, çok geride, mektebin iki kanadı da açılmış cümle kapısına doğru yürümeğe başladık. Atatürk, yüzünü daha iyi görebilmek için yengeç gibi yampiri yampiri hatta gerisin geri yürüyen bir sürü çocuğun arasında, iki eli ceketinin iki yan cebinde, gururlu ve gülümser ilerliyordu. Büyük kapının önüne binlerce meraklı birikmişti. El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zaptediyorlardı. Karşı apartmanların her bir penceresinde ben diyeyim, on, siz deyin yirmi baş. Atatürk görününce bir alkış koptu. Aklımıza gelmiş gibi biz de onlara uyduk. Atatürk bu alkışlar arasında otomobiline bindi (&#8230;) Akşam, etütte yoklama yapılınca, o kargaşalıkta iki açıkgöz arkadaşımızın neharilere karışıp mektepten kaçtıkları anlaşıldı. Geçmiş zaman, kendilerine idarece bir ceza verildi mi idi, pek hatırlamıyorum. Galiba, bu tarihi günün yüzüsuyu hürmetine, Beyoğlu&#8217;nda sürtüp durdukları yanlarına kâr kaldı idi. E, artık o kadar da olmasın mı?&#8221;</p>
<p>İkinci Ziyaret<br />
Mustafa Kemal, 28 Ocak 1932 Perşembe günü Beyoğlu&#8217;nda otomobille çıktığı bir gezinti sırasında saat 16&#8242;da Galatasaray Lisesi&#8217;ni ikinci kez ziyaret ederek onurlandırmıştır. Lisedeki tarihi Tevfik Fikret salonunda verilen bir müsamereyi izlemiş ve oyunda rol alan öğrencilere övgüler yöneltmiştir. Niyazi Ahmet Banoğlu&#8217;nun &#8220;Atatürk&#8217;ün İstanbul&#8217;daki Hayatı&#8221; adlı yapıtında bu ziyaret hakkında bilgi verilmektedir.</p>
<p>Üçüncü Ziyaret<br />
Atatürk&#8217;ün Galatasaray Lisesi&#8217;ne üçüncü gelişinin tarihi 1 Temmuz 1933&#8242;tür. Gazi bu gelişinde öğrencilerin Tarih-Coğrafya-Yurt Bilgisi grubundan geçirdikleri orta mektep bakalorya sınavlarına bizzat katılmış ve çeşitli sorular sormuştur. Maiyetiyle (Riyaseticümhur Katibi Hikmet (Bayur), Başyaver Celal, Yaver Şükrü ve Cevdet Beyler ve Muallim Afet Hanım) Lise&#8217;ye gelen Atatürk talebenin alkışları arasında Müdürlük odasına çıkmış, burada müdür Tevfik Bey ve öğretmenlerle okul hakkında görüştükten sonra doğruca imtahan odasına girmiştir.</p>
<p>İlhan E. Postacıoğlu&#8217;nun anılarından Gazi&#8217;nin imtahan odasına girdiğinde sınavdaki öğrencinin Bandırmalı Ahmet olduğunu öğreniyoruz. Ardından Serbest Fırka&#8217;nın kurucusu Fethi Okyar&#8217;ın oğlu Osman (Okyar) sınav odasına alınır. Sınavdan çıkan Osman Okyar&#8217;a Atatürk tarafından babasına selam söylendiği öğrenciler arasında hızla yayılır ve büyük bir memnuniyet uyandırır. Atatürk&#8217;ün Galatasaray Lisesi öğrencilerine yönelttiği bazı sorular şunlardır: Atilla&#8217;nın Romalılar&#8217;la ilk harbi; Sevr muahedesiyle, Lozan muahedesi arasında ne gibi farklar vardır?; Eti medeniyeti; Devletçiliğin ve fertçiliğin mukayesesi; Şimendifer siyasetimiz; Malazgirt Meydan Muharebesi; Din ve laiklik üzerine sorular; İspanya yarımadası; Mudanya Mütarekesi; Bizanslılarla Türklerin ilk temasları; Referandum ve halk oylaması vb. Sınavlar gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürmüş ve Atatürk Galatasaray Lisesi&#8217;nden memnun kalarak ayrılmıştır. Dönemin okul müdürü olan Tevfik Ararat o günün izlenimlerini şu sözlerle anlatır:</p>
<p>&#8220;1 Temmuz 1933, Galatasaray Lisesi&#8217;nin yaşadığı en büyük gündür; o gün Gazi Hazretleri, müessemizde beş saat bir çeyrek saat kalmışlar, ve birinci devre Tarih-Coğrafya-Yurtbilgisi mezuniyet imtahanlarına giren talebemizden dokuzunu imtahan etmek lütfunda bulunmuşlardır. Galatasaray Lisesi, bundan sonra, o unutulmaz günü her sene anmak ve tekrar yaşamak için aynı devrenin aynı imtihanlarını daima aynı güne koyacaktır.&#8221;</p>
<p><em>Bu yazı, &#8220;Dünden Bugüne Galatasaray&#8221; (Hazırlayanlar: Vefa O. Semenderoğlu-Osman Tamburacı), &#8220;Atatürk Önünde Tarih Bakaloryası&#8221; (İlhan E. Postacıoğlu), &#8220;Şişhaneye Yağmur Yağıyordu; Ayışığında Çalışkur&#8221; (Haldun Taner), &#8220;Atatürk ve Galatasaray&#8221; (Galatasaray&#8217;ın 500. Yıldönümünü Kutlama Komitesi), &#8220;Galatasaray Tarihine Ait Belgeler:I (1868-1933) (Orhan Koloğlu) başlıklı kitap ve belgelerden Metin Pınar tarafından derlenmiştir.<br />
</em><br />
Galatasaray Dergisi`ne teşekkür ederiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/ataturk-ve-galatasaray/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galatasaray Amblemi Nasıl Doğdu?</title>
		<link>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/galatasaray-amblemi-nasil-dogdu/</link>
		<comments>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/galatasaray-amblemi-nasil-dogdu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 22:05:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EMRE</dc:creator>
				<category><![CDATA[GS Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray amblem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buradayiz.com/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[
Galatasaray&#8217; ın ilk amblemi, 333 Şevki Ege tarafından çizildi. Bu, ağzında futbol topu olan kanatları gerili bir kartaldı. &#8220;Kartal&#8221;, Galatasaray&#8217;lıların üzerinde durduğu bir amblem örneğiydi. Ancak, kartal adı benimsenmeyince, Şevki Ege&#8217;nin kompozisyonu bir kenara itildi. Sonraları , GS amblemi doğdu ve benimsendi.

Suat Başar,Galatasaray ambleminin nasıl doğduğunu şöyle anlatıyor:

Yıl 1923…
O yıl biz &#8220;cinquieme&#8221; da, yani lise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.galatasaray.org/images/sayfalar/37/galatasaray%20amblemi%20nasil%20dogdu5045.jpg" alt="" width="470" height="179" /></p>
<p>Galatasaray&#8217; ın ilk amblemi, 333 Şevki Ege tarafından çizildi. Bu, ağzında futbol topu olan kanatları gerili bir kartaldı. &#8220;Kartal&#8221;, Galatasaray&#8217;lıların üzerinde durduğu bir amblem örneğiydi. Ancak, kartal adı benimsenmeyince, Şevki Ege&#8217;nin kompozisyonu bir kenara itildi. Sonraları , GS amblemi doğdu ve benimsendi.</p>
<p><span id="more-210"></span></p>
<p><strong>Suat Başar,Galatasaray ambleminin nasıl doğduğunu şöyle anlatıyor:<br />
</strong><br />
Yıl 1923…</p>
<p>O yıl biz &#8220;cinquieme&#8221; da, yani lise 1&#8242;deydik. Arkadaşlarımızdan 74 Ayetullah Emin, sıra arkadaşı Şinasi (Şahingiray), ile birlikte her hafta &#8220;Kara kedi&#8221; %90 nispetinde Ayet&#8217;in inci gibi el yazısı ile yazılmıştır. Ayet, bir taraftan mecmuasının yazılarını temize çekerken, bir yandan da sahifelerini ve bilhassa kapak vazifesi gören ilk sahifesini süslerdi. Bir defasında bu kapakta hepimiz basit fakat zarif çizilmiş bir &#8220;Gayin -Sin&#8221; gördük. Kırmızı Gayin&#8217; ın içine sarı bir &#8220;Sin&#8221; oturtulmuştu. Hendesi çizgilerle ve muayyen ölçülerle resmedilmiş olan bu şekil , kulübümüzün, yalnız kulübün değil, bütün Galatasaray &#8216; lılığın remzi olacaktı. Ama, her şeyden evvel bu şekli kulübün kongresine teklif etmek lazımdı. Bu teklifi kim yapacaktı? Tasarladığımız arkadaş çekingendi ve kongre günü yaklaşıyordu. Nihayet o gün geldi. 1923 yılında, bir gün mektebin resim sınıfında kalabalık bir kongre toplandı. Ne ateşli, ne heyecanlı bir kongreydi o. Kimler yoktu ki? Belli ki Galatasaray yeni hamlelere hazırlanıyor, spor sahasında yeni inkılaplar yapacak, memlekette yeni çığırlar açacak. Teklifler ve kararlar birbirini kovalıyor. Şinasi arkadaşımız Ayet&#8217;den &#8220;Gayin-Sin&#8221; resmini almış, kongreye teklif edecek, ama o da çekingen, arka sıralarda oturmuş bekliyor. Nihayet Şinasi&#8217;nin yanında oturan Dr. Namık (Canko) merhum, söz alıp ortaya çıktı ve:</p>
<p>Arkadaşlar, genç kardeşlerimizden Şinasi Reşit, kongremize bir rozet şekli getirmiş, kulübümüzün remzi ven rozetimizin şekli olarak kabul edilmesini teklif ederim, dedi. Büyük bir resim kağıdına çizilmiş ve renklerimizle boyanmış &#8220;Gayin-Sin&#8221; i ortaya çıkardı. Teklif alkışlar arasında ittifakla kabul olundu. Ayet, yalnız eski harflerle &#8220;Gayin-Sin&#8221; çizmekle kalmamış, aynı uslupla bir de &#8220;GS&#8221; yaratmıştı. Bunların asılları Ayet&#8217;in Şinasi&#8217;nin yardım ile çıkardığı haftalık el yazısı &#8220;Kara Kedi&#8221; mecmuasındadır. &#8220;Gayın-Sin&#8221; ilk defa 1925 de kurulan Galatasaray talebe sandığının hazırladığı mektup, kağıt ve zarflarına basıldı. Yine, 1925 de kabul edilen lise kasketine ve daha sonra lise ceketlerine işlendi. Bazı imkansızlıklar, rozetin yapılmasını geciktiriyordu. Nihayet bunu da sıra gelince, şekiller o zaman eski İpek sinemasının kapısındaki dükkanlardan birinde Besim Koşalay ile birlikte tuhafiye mağazası açan Nihat Bekdik&#8217;e verildi. Bir aksilik eseri bunlar kayboldu. O zamanki İdare Heyetinin bastırdığı matbualarda ve yaptırdığı rozetlerde Ayet&#8217;in eseri biraz şekil değiştirdi. GS nin yaratıcısı Ayet Emin&#8217;i 29 Eylül 1931 de toprağa verdik. Dr. Namık ağabeyimiz 1933 yılında aramızdan ayrıldı. Allah Şinasi Şahingiray arkadaşımıza uzun ömürler versin. GS yi gördükçe, her üçünü hatırlar, ebediyete tevdi ettiklerimizi rahmetle yadederim.</p>
<p><strong>Not: Maalesef, şu tatlı anıyı bize nakleden 550 Suat Başar ağabeyimiz de aramızdan ayrıldı. Nur içinde yatsın&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/galatasaray-amblemi-nasil-dogdu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Galatasaray Müzesi</title>
		<link>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/galatasaray-muzesi/</link>
		<comments>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/galatasaray-muzesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 22:04:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EMRE</dc:creator>
				<category><![CDATA[GS Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray müzesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.buradayiz.com/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[
Galatasaray Spor Kulübü&#8217;nün 50. yılı dolayısıyla 1955 yılında yayımlanan kitabın müze ile ilgili bölümünde müzenin kuruluşu bizzat Ali Sami Yen’in anılarından şu şekilde aktarılır.

“Vaktiyle donanma cemiyetinin yaptığı teftişlerde birinciliği kazanmak için bütün kudretimzle çalışır, bütün şahsi vasıtalarımızı da bu uğurda kullanırdık. O sırada kotra eksiklerinin tamamlanması için kalafat yerinde sık sık dolaştığımdan bir gün ihtiyar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.galatasaray.org/images/sayfalar/37/galatasaray%20muzesi.jpg" alt="" width="470" height="179" /></p>
<p>Galatasaray Spor Kulübü&#8217;nün 50. yılı dolayısıyla 1955 yılında yayımlanan kitabın müze ile ilgili bölümünde müzenin kuruluşu bizzat Ali Sami Yen’in anılarından şu şekilde aktarılır.</p>
<p><span id="more-207"></span></p>
<p>“Vaktiyle donanma cemiyetinin yaptığı teftişlerde birinciliği kazanmak için bütün kudretimzle çalışır, bütün şahsi vasıtalarımızı da bu uğurda kullanırdık. O sırada kotra eksiklerinin tamamlanması için kalafat yerinde sık sık dolaştığımdan bir gün ihtiyar bir gemicinin sattığı bir derin su iskandilini 15 kuruşa almaya muvaffak olmuştum. Çok eski modası geçmiş bir alet idi. Fakat temizleyip parlattıkça gemicilik odamızın masasının üzerinde kendisini gösterdi. Yanına ikinci bir alet getirme hevesi yavaş yavaş denizcilik müzemizin ortaya çıkmasına yol açtı. Kendi vasıtalarımızla almaya muvaffak olamadığımız aletleri de, bizi teşvik etmek isteyen o zamanki Bahriye Nazırı Cemal Paşa’dan almıştık. O tarihte kulüp merkezini Beyoğlu’ndan Kalamış koyuna taşımıştık. Evde kendim için toplamış olduğum spor resimlerini de kulübe getirdim. Mevcut kupalarımıza üç camekan temin etmiştik. Deniz ve kara sporlarına ait hatıralar bir araya gelince cazibesi büyüdü ve bu suretle yavaş yavaş Galatasaray Müzesi ortaya çıktı”</p>
<p>Ali Sami Yen’in Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kalamış’taki kulüp lokalinde oluşturduğu bu ilk müzede o zamana kadar kazanılan kupalar ile denizcilik malzemeleri sergilenmekteydi. Ancak savaş sonrasında bu müze binasına İngilizler tarafından el konulması üzerine Ali Sami Yen, bu ilk müzedeki tüm malzemeyi o zamanki lise müdürü Salih Arif Bey’e teslim eder. Karar 15 Mayıs 1919 tarihli Genel Kurul kararıyla alınır. Böylece Galatasaray Müzesi bugün de halen içinde yer almakta olduğu lisedeki yerine gelmiş olur.</p>
<p>Şimdilerde ise müze, lisenin karşısındaki tarihi Postane Binası&#8217;na taşınmanın hazırlıkları içerisinde. Türkiye’deki ilk kulüp müzesini neredeyse bundan 100 yıl önce kurmuş olmanın onuruna sahip olan Galatasaray, şimdi de çağdaş bir spor kulübü müzesini halka sunmanın gururunu yaşamaya hazırlanıyor. Yakın bir zamanda Galatasaray, yeni ve modern bir müzeye kavuşuyor. Hem de, Avrupa Şampiyonu olmuş ve dünya markası haline gelmiş bir kulübe yaraşacak tarzdaki bir müzeye.</p>
<p>Halizhazırdaki müzede Galatasaray Spor Kulübü’nün kuruluşundan bu yana kazanılan ve sayıları 4000&#8242;e aşmış bulunan kupalar, şilt ve formaların yanı sıra Birinci Dünya Savaşı’na gönüllü olarak katılan 200 lise öğrencisinin kılıç, karabina silahları da bulunmaktadır.</p>
<p>Ayrıca müzemizde kulüp arşivi, 97 yıllık resim koleksiyonu, başta Atatürk olmak üzere Türk ve Yabancı Devlet Başkanlarının imzalı fotoğrafları ve 2000 yılında kazanılan UEFA Kupası ve Süper Kupa ile birlikte 3000 adet kupa bulunmaktadır.</p>
<p>Müze her Çarşamba saat 13:00-17:00 arasında ziyaret açılıyor.</p>
<p>Ulaşım Bilgileri:<br />
Galatasaray Müzesi<br />
Galatasaray Lisesi<br />
Beyoğlu-İstanbul<br />
Tel: 0 212 249 11 00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.buradayiz.com/2010/02/01/galatasaray-muzesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
